Reklam
Reklam

Kovuk: Göç, mekan, cinsiyet raflardaki yerini aldı

Çanakkale Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gökgöz’ün editörlüğünde “Göç, Mekân, Cinsiyet” alt başlığını taşıyan Kovuk raflardaki yerini aldı. Seçkin makalelerden oluşan kitap, gündelik hayattaki kimlik kovuklarıyla konuşuyor. Göç meselesinin, gündelik hayatın en önemli meselelerinde biri olduğunu dile getiren Çanakkale Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gökgöz, “Meseleye farklı açılardan bakılabilir […]

Kovuk: Göç, mekan, cinsiyet raflardaki yerini aldı
  • Yayınlanma26 Şubat 2024 21:01

Çanakkale Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gökgöz’ün editörlüğünde “Göç, Mekân, Cinsiyet” alt başlığını taşıyan Kovuk raflardaki yerini aldı. Seçkin makalelerden oluşan kitap, gündelik hayattaki kimlik kovuklarıyla konuşuyor.

Göç meselesinin, gündelik hayatın en önemli meselelerinde biri olduğunu dile getiren Çanakkale Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gökgöz, “Meseleye farklı açılardan bakılabilir kuşkusuz, farklı politik ve kültürel mülahazaların konusu haline getirebilir. Bu coğrafyada yaşayan herkesin bunu yapmaya, kendi rasyonelliği içerisinden meseleyi değerlendirmeye hakkı var” dedi.

“GÖÇMENLERİN BİR YAŞAM HİKAYESİ VAR”

Gökgöz, “Buna rağmen öyle ya da böyle gündelik hayat devam ediyor ve göçmenlik bu gündelik akış içerisinde bir deneyim alanı; göçmenlerin birer yaşam hikâyesi var.” ifadelerini kullandı.

“KİTAP GÖÇMEN BİREYLERİ GÖRMEYE ÇALIŞTI”

Kovuk, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans yapan genç akademisyenler tarafından kaleme alındı. Toplam 9 makalenin yer aldığı kitap hakkında da bilgi veren Gökgöz, “Bu kitap öncelikle deneyime ve hikâyeye odaklanmaya, en somut biçimleriyle göçmen bireyleri görmeye çalıştı. Kim bu insanlar? Yaşamla nasıl bir bağ kuruyorlar? Motivasyonlarını, önceliklerini, geçmiş ve gelecekten beklentilerini, kendileriyle ve ötekiyle kurdukları ilişkiyi nasıl tarif ediyorlar? gibi yanıtlanmayı arzulayan bir çok soru var. Esasen bu sorulara verilen yanıtlar, makul bir kent yaşamı ve sahici bir mekân deneyimine ilişkin izler de taşıyor.

TOPLUMSAL CİNSİYET VE GÜNDELİK YAŞAM

Diğer yandan göç meselesine ilişkin güncel tartışmaların ilişkilendiği kadim bir konunun da toplumsal cinsiyet ve gündelik yaşamdaki kadın deneyimleri olduğunu görüyoruz. Gerek göçmen kadınların varlığı üzerinden gerekse de göçmen ve yerli kadınların ortak deneyim repertuvarı üzerinden düşünüldüğünde bunun böyle olduğu söylenebilir. Bu kitap, kadınların yaşamla kurdukları ilişkisellik ve imge dünyası üzerine de bir düşünme imkânı sunuyor. Bazen Gaziantep’teki kadın futbol taraftarları üzerinden, bazen sağlık dergilerdeki kadın imgesi üzerinden, bazen Zeugma mozaiklerindeki cinsiyet anlatısı üzerinden, bazen Ezidi kadınlar üzerinden, bazen Türk tarih dizilerinde kadınlığın temsili üzerinden, bazen göçmen kadınlar ve bazen de muhafazakâr kadınlar üzerinden bu düşünce deneyini gerçekleştirmeye çalışıyor.”

“GAZİANTEP TÜRKİYE’NİN BİR TÜR MİKRO-KOZMOSU GİBİ”

“Farklı araştırma makalelerinden oluşan bu kitap çalışmasının bir yerinde Gaziantep kenti hep var.” diyen Gökgöz, “Öncelikle göç, mekân, cinsiyet kavramlarının birbiriyle konuşmasına imkân sağlayan bir kesişim alanı olarak var. Sonra, Türkiye’nin bir tür mikro-kozmosu olarak, yaşadığımız ülke üzerine söz söylemenin bir imkânı olarak var. Çünkü Gaziantep kentini tanıyanlar bilirler ki, ekonomik, politik ve/veya kültürel açıdan Gaziantep üzerine yapacağınız çıkarımların bir benzerini Türkiye’deki hakim düşünsel iklim için de yapabilirsiniz. Gaziantep kenti, Türkiye’nin bir tür mikro-kozmosu gibidir.” şekline konuştu.

NEDEN KOVUK?

Neden “kovuk”? sorusuna Gökgöz’ün yanıtı şöyle oldu: “Çünkü bu kitaptaki araştırma repertuvarı, gündelik hayattaki kimlik kovuklarıyla konuşuyor. Toplumsal aktörleri içine girdiği andan itibaren kuşatan, hiçbir ek söze ihtiyaç duymadan onu kestirme biçimde tanımlayan, kişiyi bir düşünsel mahalleye yerleştirip ezberlerini önüne koyan, dışarıdan ona giydirilen bu kıyafetin ne kadar yakıştığından bahisle gerçeklik evrenini belirleyen, bu vesileyle hakikat ile arasındaki ilişkileri düzenleyen “konforlu” kovuklar bunlar. Kültürel kovuklar. Bunları kırmak, bu kovukların dışına çıkmak, diyalog ve iletişim ortamını büyütmek hem kendimiz hem ötekiler için makul bir toplum yaşamı mümkün kılar. Bu kitabın da en temel yönelimi zaten bu.”

KİTABIN YAZARLARI

Gökhan Gökgöz
Adile Şahin
Bermal Baran
Emel Gürses
Fatma Eminoğlu
Fatma Murat
Hatice Korkmaz Yenen
Hülya Taş
Nuray Korkmaz Özpolat

Reklam
Reklam